Şadıllı Köyü Forum

Şadıllı Köyü hakkında Herşey Burada..
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 GEZİYORUM - Sanki Bir Düş Gibi Saros

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Yönetici
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 444
Kayıt tarihi : 08/12/07

MesajKonu: GEZİYORUM - Sanki Bir Düş Gibi Saros   C.tesi Ocak 26, 2008 1:07 pm

GEZİYORUM
Sanki Bir Düş gibi: Saros
"Aracımı ağaçların altına çekip kayalardan denize bıraktığım oltama balıklar vursun... kalabalık ve beton yapılardan uzak, doğa ile başbaşa kalayım ve beynim dinlensin, hücrelerim yenilensin..." diyorsunuz ama... var mı böyle bir yer? Evet var, hemde fazlasıyla. Bugün, İstanbul'a uzaklığı sadece 250 km olan Adilhan, Sazlıdere ve Gökçetepe köylerinin bulunduğu Saros Körfezi sahiline gidiyoruz.

Adilhan, Sazlıdere ve Gökçetepe...
Burası Saros Körfezi. Havaya doğanın parfümü çam kokusu hakim. En kısa tatillerde kara yolculuğu ile Güney sahillerimize inen ve 2 günü yollarda geçen tatilcilerin kulakları çınlasın. Burada güneyi aratmayacak güzellikteki bir doğaya 3 saat yolculukla kavuşabiliyor insan.
Yalnız kalmak istediğiniz haftasonları olur ya, çekin aracınızı sahildeki çamların altına; ister hamak kurun, ister kıyıda dolaşıp temiz hava alın. Yok canınız balık tutmak isterse, balık tutun.
İstanbul'dan yola koyulup Keşan'a dönünce havanın da bitki örtüsününde birden değiştiğini farkediyorsunuz. Yemyeşil çam ormanları arasından ılık esen Ege rüzgarı ile ilerlerken sağınızda Saros Körfezi, açıktaki üç adasıyla hemen karşınıza çıkıyor. Deniz seviyesine ulaştığınız zaman sağınızda Adilhan Köyü tabelası bulunan asfalt köye kadar devam ediyor. 250 haneli köyün sonrası toprak sahilden devam eden yol, 11 km sonra Sazlıdere Köyü'ne çıkıyor. Aynı yoldan 6 km sonra ise Gökçetepe'ye gelebilirsiniz. Yüksek tepelerden körfeze bakışta veya çam ormanı arasından ilerlerken kendinizi İstanbul Büyükada'daki Dilburnu'nda zannedebilirsiniz.

Çam kokulu hava
Burada üç türlü hava var. Biri, iyot ve yosun kokulu deniz havası; diğeri, Kaz Dağı'ndan kopup gelen dağ havası. Çam ormanları üzerinden dönerken kokusunu da beraber taşıyan orman havası ise adeta burun deliklerinizi yakarken, bir nevi parfüm gibi adeta üzerinize siniyor. Rüzgar yönüne göre değişen hava (Lodos yada Poyraz) astım ve nefes darlığı çekenler için doğal tedavi görevi üstleniyor.
Sabah 5:30 civarı dolaşan avcılar önüne karaca da çıkıyor. Avcılar, bu şirin güzel gözlü hayvanlar için - Avcının da kalbi var, kimse vurmuyor - , "Onlar buraların süsü" diyorlar. Nisan-Mayıs aylarında badem ağaçları bülbüllerin eşsiz konser verdiği yerler... Yerli bülbül bir yere gitmiyor da. Haziran ayında, yani dut mevsiminde; "Dut yemiş bülbül gibi susuyorsun" sözünü doğrularcasına susuyor, ötmüyorlar. Fakat kuş çeşisi çok. Camgöbeği, mavi, siyah tırtıllı tüyleri olan "Kestane kargası", kanat altı portakal ve fıstık yeşili, tüylü, papağan gibi rengarenk "arıkuşları" ise, sık görünen kuşlardan. Bölgeye Eylül ayında bıldırcın akını başlıyor. Çernobil'den gelen Karadeniz bıldırcınları Kuzey Avrupa'dan gelen bıldırcınlarla birleşip buradan Afrika'ya göç ediyorlar.
Saros Körfezi'nde; üveyik porsuk, tilki, yaban domuzu gibi hayvanlara da rastlanıyor.
Bölgede Adilhan Köyü önünde bulunan Kocaçeşme, birinci balıkçı köyü. İkinci balıkçı köyü ise, Gökçetepe. Köy girişinde eski Rum mimarisini andıran taş evler ve Bizans döneminden kalma kale kalıntıları var. Köy meydanında eski gekenekleri sürdüren güleryüzlü köy sakinleri, dibekte bulgur dövmeye devam ediyorlar. Sahile yönelince son yıllarda adı "Kayıp Cennet" olarak anılan Orman Bakanlığı Milli Park ve Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü'nün kamp sahasını göreceksiniz. Gökçetepe dinlenme kampına sezon içinde kullanamak mümkün. Günübirlik piknilçiler için 07:00'de açılan kapı, 01:00'de kapanıyor.

Gelecek burada
Burada ahşap masalarda piknik, ocaklarda ızgara yapılabiliyor. Kaynak suların karışımı ile yoğunluk farkının oluştuğunda denize baktığınızda ise, hareler görüyorsunuz.
Bu kadar güzellik, avantaj bir arada olunca geleceği görenler boş durmamış tabi. Özelliklle Sazlıdere civarında assolistlerden (yada assolist geçinenlerden) tutun da sinema ve TV'den tanıdığımız bazı ünlülere, hatta eski futbolculara kadar arsalarını şimdiden almış bile.
Saros'un denizi, kendi kendini temizleme özelliğine sahip üç denizde biri. Yani lodosun sahile getirip biriktirdiğini poyraz alıp götürüyor.
Saros kıyılarında denizi kirletecek sanayi ve yapılaşma olmadığı için su altına meraklılar ve balıkadamlar burasını özellikle tercih ediyorlar. Büyük Kemikli, Küçük Kemikli, Bolayır Köyü, Anafartalar ve Güneyli Köyü ile çevrili bölge, sıfır koli basili oranıyla ünlü. Bu bölgede deniz içinde 20 metre görüş mesafesi var. Ekim ayı, deniz suyu sıcaklığı ölçümlerine göre Ege 20 derece civarında iken Akdeniz 26'ya kadar yükseliyor. Saros'un kum sahili açıklarında ise üç ada bulunuyor. En büyük olanı beyaz taşlarla işaretli olan Hedef Adası çevresinde, askeri tatbikatlarda gemiler denizden atış yapıyor.
Tavşanların yaşadığı ortadaki ada, zeytinlik ve makilik kaplı. Adanın karabatakların yuvalandığı çevresi, dalışa müsait. Bir kayalık halindeki en küçük ada ise, iri martıları barındırıyor. Kıyılarında deniz kestanesi çok ve özelliksiz, üstelik taşlık.
19 yıldır dalış yapan tecrübeli balıkadam Selim Balkan, her haftasonunu Saros'da geçirdiğini belirterek, "bitti" denilen uskumru sürülerine, levrek ve diğer bütün balık çeşitlerini gördüğünü, mercan kayalıklarına az da olsa rastladığını, temiz denizin göstergesi denizyıldızlarının çokluğunu ve ilkbaharda ahtapotların yavrulamaya geldiğini anlatırken Saros kıyılarının özelliğini özetleyiveriyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://sadillikoyu.yetkin-forum.com
 
GEZİYORUM - Sanki Bir Düş Gibi Saros
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» İsmail yk- Eskisi Gibi Gitar Akorları...
» Diyemiyorum
» Tom Kaulitz ~~
» -.-KaYKaY-.-

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Şadıllı Köyü Forum :: Şadıllı Köyü :: Bölgemiz (Komşularımız) :: Adilhan-
Buraya geçin: