Şadıllı Köyü Forum

Şadıllı Köyü hakkında Herşey Burada..
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 Kısmeti, bekleyenler değil avcılar bulur..

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Yönetici
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 444
Kayıt tarihi : 08/12/07

MesajKonu: Kısmeti, bekleyenler değil avcılar bulur..   Paz Ocak 27, 2008 11:03 am

Kısmeti, bekleyenler değil avcılar bulur..

Genç kızlara faydalı öğütler 1 Genç kızlarımızın önünü “nasipsizlikleri” değil aylık kadın dergilerinin dilbaz editörleri tıkıyor.. Verdikleri akıllar yüzünden evlenme çağına gelen erkekler iç pazarı bıraktı, yabancı gelinlere meyleder oldu..

Buyurun size bir istatistik veri daha..

İki gün önce “Yabancı gelin sayısında patlama var, kendinizi koruyun..” diye yazmıştım hani..

Vereceğim bilgi yine ona dair..

Geçen yıl hesabıyla.. Türkiye’nin sadece Alanya ilçesine gelen “Alman Gelin” sayısı 264 adet..

Ve bunların 155’inin yaşı damatlardan büyük..

Misal! Oğlan yirmi bir, gelin otuz dört yaşında.. Oğlan yirmi sekiz, gelin kırk bir yaşında.. Oğlan otuz beşlik.. Gelin yaşına bakıldığında beş altı sene önce tedavülden kalkmış..

***


Kızlarımıza diyorum.. Gördünüz mü nerelere geldiğimizi? Siz hâlâ aylık kadın dergilerinin peşinden gidin..

Hayatı Nişantaşı kaldırımlarından gören çok bilmiş editör dudulardan akıllar alın..

Burada kimse erkekleri “ithal geline meylediyor” diye suçlayamaz..

Ne yapacaktı erkekler? Kendilerini bizim kızlara beğendireceğim derken tohuma mı kaçacaklardı?

ÖRNEKLERİ VAR

Eskiden vakti gelmiş kızlar hâlâ bir kısmet bulamadılarsa boş durmazlardı..

Hıdırellez geldiğinde ya bir evliya kabrinin başına toplanırlardı..

Yahut oturdukları şehirde bir hisar, kale varsa onun en yüksek yerine çıkıp bağrışırlardı:

“Bahtıııım bahtııım.. Kocaya varacak vaktiiim..”

Bu yürekten gelen feryadı evliya duymasa bile şehrin bekârları mutlaka duyardı..

Evlilik çağının tosunları da vakit geçirip kösnememek için harekete geçerler, ailelerine işi çıtlatırlardı..

Her şeyin bir adabı vardı..

Babanın, ananın karşısına geçip “Yaaa! Bir kız yok mu yaaa!” gibisinden öküz gibi böğrülmezdi..

Oğlan çaktırmadan babanın ayakkabısının tekine küçük bir çivi çakardı..

Baba da ayakkabıyı giydiğinde çivinin ucu ayağına battığı saat oğlunun talebini anlardı..

Babanın terliklerini önceden ıslatmak veya yatağına bir maşrapa su dökmek de “erken uyarı” yerine geçerdi..

Sistem böyle yürürdü..

***


Evlenmek isteyen kızlar ise evin içinde sıkıntılı sıkıntılı dolaşıp, vara yoğa “offf” çekerlerdi..

“Kızım bir portakal soy da yii..”

“Offf yaaa!”

“Kızım üşüteceksin, sırtına bir şey giy..”

“Anne offf yaaa!”

Kendini bilen hiçbir genç kız, elindeki aylık dergiyi sallayarak anasının karşısına geçip “Doğru erkeği nasıl anlarsınız?” başlığını göstererekten:

“Ben gezmeye çıkıyorum.. Üç beş mekân yaparım artık.. Beni saat birden önce beklemeyin..” demezdi..

DOĞRU ERKEK..

Derginin aklına bakacak olursak “doğru erkeği” bulmak için bir mekâna gidilecek.. Bir iki kadeh içilecek..

Sonra etrafta gezinen erkeklerin kılığı, kıyafeti, hali, tavrı incelenecek..

Sonra içlerinden birinde karar kılınacak..

İyi de bulduğun o “doğru erkek” seni gidip barmenden mi isteyecek?

Kızlarımızın moralini bozmak gibi olmasın ama “doğru erkek” diye bir şey yoktur..

Kıllı erkek vardır.. Kel kafalısı vardır.. Manda kasa Mercedes’le gezineni vardır.. Anasının lafından çıkmayanı vardır..

“Suret-ül insan, tabiat-ül bakara..” dediğimiz “İnsan görünümlü öküzler” vardır..

Ötesi tamamen tevatürdür.. Şimdikilerin anlayacağı dilde şehir efsanesidir..

Hin-i hacette hepsi de kendine göre birer “beyaz atlı prenstir..”

Memlekette yeterince “beyaz atlı prens” kadrosu olmadığından halk otobüsüyle veya minibüsle gidip gelirler..

***


Bakın elin gelişmiş memleketlerinde bile “beyaz atlı prens” ha deyince bulunmuyor..

Bunlar bir “hızlı flört” sistemi icat etmişler..

Bizim belediyelerin toplu nikâhı gibi bir şey..

Kızları, oğlanları bir salona topluyorlar.. Herkes çift çift masalara oturuyor.. Altı dakika konuşuyor..

Altı dakika içinde ne anlatabilirsen anlat artık..

Altı dakika bitti mi düdük çalınıyor, erkekler yer değiştiriyor..

Kısmet arayan bir genç kız bir buçuk saatte on beş erkekle yüz yüze görüşmüş oluyor.. Kararını da buna göre veriyor..

İŞ Mİ BU YANİ?

Şimdi elimin altında kadınlar için çıkan “Dishy” adlı bir dergi var..

“Dishy” yazılıyor “Dişi” okunuyor..

Tabii bizde böyle bir sözcüğü isim diye seçip Türkçe okunduğu gibi yazarsan havası olmaz..

Temsil devenin dişisine “naka” derler.. Ama çoban o nakayı “Dishy brüü.. Dishy brüü..” diye güderse daha bir havalı olur..

Naka da kendisini prenses zannedip havaya girer..

Her neyse.. Bu “Dishy” adlı dergi “hızlandırılmış flört” uygulaması konusunda meraklısı kızlara şöyle akıl veriyor:

“Altı dakika bir erkeği tanımak için yeterli olmayabilir..”

Delili de şuymuş..

Altı dakikalık konuşma sonunda yakınlaştığınız erkeğin yatağının altından boş pizza kutusu çıkabilirmiş.. Yani o erkek pasaklı olabilirmiş..

***


İş altı dakikalık flört sonunda yatağa gitmişse pizza kutusunun ne kabahati var? Zaten erkeği tanıyacağın kadar tanırsın..

Okuyunca bayağı hırçınlaştım.. Sonra ilk sayfalarına baktım ki derginin editörü bizim Selin Mançer..

Demek ki bu akılları biriktiren o..

Yıllarca birlikte çalıştık.. Çok da severim.. Kendisini bekâr kızların evlendirilmesi davasına öyle adamıştı ki kendine uygun bir kısmet bulamadan bizim gruptan ayrılıp gitti..

Fakat kafa değişmediğinden şimdi Dishy dergisi üzerinden başka kızların başını yakıyor..

Allahtan ben varım..

Bu zihniyetle mücadeleye adanmış biri olarak yarından itibaren genç kızlarımıza “Koca adayı nasıl tanınır?” konusunda bir brifing vereceğim..

Sayemde koca adayının dirisini de irisini de yüz metre öteden gördüğünüz zaman anında teşhis edebileceksiniz..

Ne zahmeti?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://sadillikoyu.yetkin-forum.com
 
Kısmeti, bekleyenler değil avcılar bulur..
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Şadıllı Köyü Forum :: Şadıllı Köyü :: Şadıllı Köyü :: Muhabbet Cafè-
Buraya geçin: